25 Mart 2026 Çarşamba

Yas Eşlikçiliği: Cesur, Şefkatli, Sessiz Bir Duruş

Nerdeyse, 2 senedir, yas tutan birine eşlik edebilmeyi anlatmaya çalışıyorum dilim döndüğünce… Her ne kadar öfkelensem de, bir yanım bu eşlik edemeyenlerle empati yapıyor. Çoğunda kötü niyet olmadığına ikna ediyorum kendimi ve hep şunu söylüyorum: “Söylemlerinin sendeki yankısını bilmediklerinden…” 

Bugün, içimizi daha çok acıtanlara değil, varlıkları ile yüzümüzde tebessüm oluşturanlara, kalbimize şifa olanlara, eksikliğimizin tamamlayıcılarına yer verelim…

Belki de, yanlışı anlatmak çözüm değildir, doğru örnekleri çoğaltmak yol gösterici olur…

İlk günlerde, herkes, benim yaşadığım şoku yaşadı. Kimse, ne yapacağını bilemedi. Bazıları anlamsızca “Kalk, iyi ol!” derken, bazıları sadece yanımda durdu, sustu ve bekledi. 

Gözümün önüne, yanımda duranların halleri geliyor.

Biri cenaze günü, beni oturttukları taşın üzerinden, düşmemem için dizini sırtıma dayayarak saatlerce arkamda bekleyen, boynumu ve başımı tutan el…

Diğeri definden sonra eve geldiğimizde, beni İren’ in yatağına yatıran, uyumam için saçımı okşayan el… Kaç dakika uyudum bilmiyorum ama kalktığımda başımın ucunda karşıladı “İren nerede?” diye attığım çığlığı. Beni kolları ile sarıp, sessizce ağlayan kocaman kalpli bir kadın…

Dizlerinin arasına beni sıkıştıran, bebek besler gibi kaşık kaşık yemek yediren el… Boğazımdan bir şeyler geçsin diye, “Yutamıyorum.” dememe fırsat bile vermiyordu…  Ve aynı el, rahatlamam için masaj yapıyordu bana başka bir anda… Elindeki dua kitabını okuyor, hem ruhen hem fiziken rahatlatmaya çalışıyordu.

Bir diğeri, evde nereye gitsem peşimden gelen el… Odaya giriyorum arkamda, salona geçiyorum arkamda, balkona çıkıyorum arkamda… En son temel ihtiyaçlarımı karşılamak için yanından ayrıldığımda, yine peşimdeydi… “Beni birkaç dakika bırak!” dedirtecek kadar izimi sürüyordu… Yine de bırakmadı, kapıda bekledi…

Bir diğeri, her sabah, her akşam kapımı çaldı, elinde beni uyutabileceğini düşündüğü bitki çayları ile… Her gün, İren’ e götürdü. Saatlerce dinledi beni, benimle ağladı. Beraber, kısa bir yolculuğa çıktık. O kadar düşünceli hazırlanmış bir plandı ki… Aniden dönmek isteyebilirim diye yakın bir lokasyon seçti, benim ritmime saygı gösterdi. Yalnız kalmak istediğim anlarda bile aslında yalnız olmadığımı hissettirdi. Gittiğimiz yerde, “İrenli Köyü” bile buldu 😊

Kimisi her gün aradı, “Nasılsın?” demek yerine “Sesini duymak istedim.” dedi… Kimisi, “Arayamıyorum, ne diyeceğimi bilmiyorum. Sadece burada olduğumu, aklımda olduğunu bilmeni istedim.” yazdı. 

Aylar geçti… Saçlarımdaki beyazlar arttıkça arttı… Herkes, ısrarla “Saçını ne zaman boyatacaksın” diye sorarken, O, bir anda saçlarımı okşadı: “Bu beyazlar sana çok yakıştı, aralarına biraz griler attırsak daha güzel olacak sanki.” diyerek… Ertesi gün kuafördeydim… 

Bu geçen ayların içinde, bir el daha… Her sabah aynı saatte arayarak kahveye çağırdı beni. Her gün aynı saatte buluştuk. Sürekli günlük şeylerden bahsetmemiz içten içe şu soruyu sorduruyordu bana: “Neden hiç İren’ den, halimden bahsetmiyor?” Hiç sormadım sebebini ve bir gün o güzel kalp dedi ki: “Her sabah, kahvene eşlik etmeyi görev ettim kendime. Sen anlatmak istersen anlatırsın diye bekledim. Kafanı biraz da olsa dağıtabilmek için sıradan şeylerden sohbet etmek istedim.” 

Yas eşlikçisi olabilmek bu kadar kolay aslında… Çabasız, sessiz… Abartılı cümlelerin, davranışların olmadığı… Karmaşa yaratmadan, sakince yüreğine yer açan… “Seni içinde bulunduğun karmaşadan çıkaramam, ama sen çözene kadar burada yanındayım.” diyen… 

Ancak, bu kadar kolay olan eşlikçilik büyük bir cesaret istiyor. Yanında kalpten gelen şefkat ile birlikte elbette…

Eşlik edebilen, bu cesareti gösteren, gördüğünde sarılan, bir küçük tebessüm için masama çikolatalar, kahveler bırakan, anlamlı notlar yazan, İren’ imle ilgili her paylaşımı sadece gözü ile değil kalbi ile gören; sadece çığlığımı değil, zaman zaman sessizliğimi de kulağıyla değil yüreğiyle duyabilen her birinize, İren’ imle sonsuz teşekkür ederiz… 

Eşlik edemeyen yas cahillerine kızsam da, benim çevrem “İren’ imin aydınlığını” görerek, onun ışığını bana geri yansıtanlarla dolu… Çok şükür ve iyi ki…


1 yorum:

  1. İçin içime aktı gözyaşım her bir cümlene karıştı yine 🦋

    YanıtlaSil