Acının içinde acıdan kaçmak istemek…
Yaşadığım tam olarak bu…
Son birkaç gündür… Gördüklerimiz, duyduklarımız, paylaşılanlar…
Bir öğretmen olarak durmak, evladını kaybetmiş bir anne
olarak sadece kaçmak istiyorum…
Mesleki açıdan düşününce ayrı zor, anne yüreğiyle düşününce
apayrı…
İlk defa, yüreğinin nasıl yandığını bildiğim anneleri
düşünmek istemiyorum… İlk defa, yanlarında olabilmek için ne yapabilirim, nasıl
ulaşabilirim diyemiyorum kendime…
Bencilce, ama bir yandan da kendimi koruma kalkanı bu…
Nedir o görüntüler? Morg yazan bir kapının önünde bekleyen
aileler… Yitirilen evlatların fotoğrafları her yerde, bir de yarayı daha da
kanırtmak istercesine, her birinin arkasında melek kanatları, fonda duygusal müzikler…
Bunu böyle yapmayın!
O anneler, babalar, o çocukların arkadaşları… Bu şekilde
görmesinler son karelerini giden yavruların…
Biraz düşünün lütfen!
Sömürmeyin! Acıyı sömürmeyin!
Toplumca, çok üzgünüz, endişeliyiz biliyorum… Ama, şunu da
biliyorum ki ‘hayat devam ediyor’ ve edecek… Hayat, sadece o aileler için
duracak… Bazılarının kaygısı, endişesi, üzüntüsü geçecek… Herkes, kendi rutinine
dönecek… Bazılarının ise, gün gelecek, acısından kaçmak isteyecek kadar acımış
olacak içi…
Geride kalanları düşünerek atın adımları… Daha travmatik,
daha zorlayıcı hale getirmemeye çalışın… Bu duyarlılığı gösterebilin…
Gidenler, maalesef gittiler… Kalanlar, maalesef geride
kaldılar…
Gidenlere sahip çıkamadık, koruyamadık ama geride kalanların
işini en azından daha fazla zorlaştırmayabiliriz…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder